Adana Life
Son Dakika
Zeydan Karalar Mıdık’ta spor kompleksi açtı Hoşfikirer unutulmadı 7. Uluslararası Adana Veteranlar Masa Tenisi Turnuvası sona erdi Boydak, Ceyhan’ı modern bir şehir yapacağı sözünü verdi 7. Uluslararası Adana Veteranlar Masa Tenisi Turnuvası başladı Gündoğdu Adana Basketbol Gençlik ve Spor, Hatay'da dağıldı:49-103 Adanaspor evinde lidere yenildi:0-1 Akay, doktorlara ve halka projeleri anlattı Seyhan’da otopark çilesi, Fikret Yeni’nin projeleriyle sona erecek Adana Demirspor seriyi sürdürdü:2-0
Sevilen İşadamı Süleyman Sönmez’e  anlamlı ödül
Sevilen İşadamı Süleyman Sönmez’e anlamlı ödül
 
Meşhur Adana Eyvan  Kebap Artık Mersin’de
Meşhur Adana Eyvan Kebap Artık Mersin’de
 
Başarılı müdür İsmail Canlı’ya  'Onur' Ödülü
Başarılı müdür İsmail Canlı’ya 'Onur' Ödülü
 
40 yıldır değişmeyen lezzet; Şadırvan Döner
40 yıldır değişmeyen lezzet; Şadırvan Döner
Doç. Dr. Pervin Bilir
 

Sporun sihirli gücü

Doç. Dr. Pervin Bilir

20 Şubat 2019 Çarşamba 21:50
Yazdır

Şubat tatilini nedeniyle yakınlarım beni Adana'da ziyarete geldiğinde onları gezdirmek üzere Karataş'a yola çıktığımızda köylerden geçerek gitmek istedik. Yolumuz üzerinde Süriyelilerin ve ırgatlık yapmak üzere gelen yurdum insanının kamp alanlarına rastladık. Derme çatma çadırların içinde bir yaşam sürerken çocukların her yerde aynı şeylerle mutlu olduğuna tanıklık ettik. Naylon pet şişeleri top olarak kullanmak ve peşinde koşturmak. Bu görüntüler ile spor oyunlarının  yaşam alanlarımızdaki işlevini bir kez daha düşündüm ve aklıma 2005 yılında Sokak Çocukları Derneğinin spor sorumlusu ve gönüllüsü olarak çalıştığım yıllar geldi. Sporun o sihirli gücünü güçlü olarak deneyimlediğim yıllar. Her Cumartesi-Pazar sokakta çalışan çocuklara öğrencilerimizle birlikte futbol oynatmak ve turnuva düzenlemek gibi organizasyonlar gerçekleştirmiş ve onların yaşamına spor ile dokunmuştuk. Bu organizasyonların çocuklar ve gençler için çok değerli olduğuna görmüştük. Sporun yaşam alanlarımıza dokunuşu ile sihirli bir güç oluşu, günümüzde  sporun dev organizasyonları sayesinde oluşan ekonomisinin gölgesinde kalmış bir alan gibi görünmektedir.

Yapılan çalışmalarda göstermektedir ki, dezavantajlı grupların topluma uyumlaştırılması başta olmak üzere, yalnızlık, göç, yaşlılık, kötü alışkanlık bağımlılığından kurtulma gibi sorunların üstesinden gelmede sporun önemli bir işlevi vardır. Biz 2005'li yıllarda Adana'da sokakta çalışan  çocuklara yönelik spor çalışmaları yaparken sporun bazı sorunların üstesinden gelinmesi yönünde diğer ülkelerde neler yapılıyor du?  bunları da merak ediyorduk tabii  ki! Bu konuda başarılı olan ülkeler arasında Almanya geliyordu. Bu örnekleri görmek için önemli bir fırsat yakalamıştım. Gelişimi tehlike altında olan çocuk ve gençlere yönelik hizmetlerin içinde değerlendirilen sporun araç olarak kullanılmasına yönelik sosyal hizmet ve spor çalışma grubu olan Türkiye Koordinasyon ekibinde yer almıştım. Bu ekip ile  22-27 Mayıs 2005 tarihleri arasında Almanya’da (Frankfurt, Hannover, Berlin‘de) sporun araç olarak kullanıldığı değişik projeleri ve DSJ’nin (Alman Spor ve Gençlik Birliği) çalışmalarını inceleme gezisinde bulunmuştuk. Sosyal bir hizmet olarak spor aktivitelerinin sihirli gücünü bu gezimizde de gözlemlemiştik.  2005 yılına ait olsa da bu projelerin bize yol göstereceğinden eminim. Orada incelediğimiz bazı kurum ve projeleri aldığım notlar doğrultusunda paylaşmak istiyorum. Tabii şimdilerde bu projeler oldukça yol almıştır diye düşünüyorum.

 

Hannover SJ (Spor ve Gençlik Birliği)

DSJ (Alman Gençlik ve Spor Birliği) bir sivil toplum kuruluşu. Toplam 16 eyalette örgütlenmesi var. Her bir eyalette bulunan şehirlerdeki spor kulüp ve dernekleri o şehirdeki federasyonlara bağlı. Bu federasyonlar eyaletin SJ’sine (Spor ve Gençlik Birliği) bağlı. Bütün bu eyalet birlikleri de DSJ’ye (Alman Spor ve Gençlik Birliği) bağlı. DSJ ise Alman Spor Birliğinin (DSB) bir alt kuruluşu. DSB’nin görev alanı, sporla sosyal hizmet yapmak. Dolayısıyla bütün vatandaşlarını spor yapmaya çekiyor.

DSJ’nin görev alanı ise gençliğin spora çekilmesi ve böylelikle spor aracılığıyla sosyal hizmet verilmesi. Sosyal hizmetten kasıt, insanların sosyal uyum sorunlarını gidermek. Bu sorunlar engellilik, yaşlılık, yabancılık, sosyal tabaka farklılığı, şiddet, suç, göç, uyuşturucu, alkolizm gibi çok çeşitli olabilir.

DSB ve DSJ bu yapılanma sayesinde toplamda 30 milyon insana, 9 milyon da gence ulaşabilmekte. Bu rakamlar Almanya’daki hiçbir kuruluşun ulaşamadığı rakamlar. DSB ve DSJ hükümetlerden çok destek alıyor. Çünkü yapılan çalışmalar oldukça verimli sonuçlar veriyor. Ancak son zamanlarda birtakım bütçe kısıtlamaları yapılmaya başlanmış. Dolayısıyla bu kadar güçlü bir kurum bile kaynak yaratma çalışmalarına başlamak durumunda kalmıştır.

DSB sporda şiddetin engellenmesi, bütün gençlerin spora katılması, yabancı düşmanlığının azaltılması gibi konularda projeler uygulamıştır. Bugünkü sorunları doğrultusunda yeni projeler geliştirmeye devam ediyor. Bu sorunların başında sağlık, yalnızlık, göç, yaşlılık, kadınlara karşı fırsat eşitsizliği bulunmakta. DSB sporun, tün bu sorunları çözemeyeceğini farkındadır ancak azaltmak konusunda çok başarılı olabileceğini bilmekte ve bu doğrultuda kampanyalar düzenlemektedir.

 

Bed by Night Projesi

Alman Gençlik Dairesi, Almanya’da gençliğin her bir sorunu ve gelişmesi konusunda çalışan resmi bir kurumudur. Bu kurum, yine her bir eyalette farklı ihtiyaçlara göre çeşitli projeler yürütmektedir. Bunlardan biri “Bed by Night” projesi, Hannover’in ve aslında bütün kentlerin risk bölgesi olan istasyon yakınlarında kurulmuştur. Almanya’da istasyon ve çevresi, yoğun yolculuklar nedeniyle uyuşturucu, fuhuş ve suç gibi risklerin çoğaldığı bölgelerdir. Bu tür bölgelerde çocuklar da bu risklere daha çok itilmektedir.

Proje, sokak çocukları için yapılandırılmıştır. Özellikle boşanmalar yüzünden dağılan aile dengeleri nedeniyle çocuklar evden kaçmakta ve sokakta yaşamayı tercih edebilmektedir. Sayının çokluğu Gençlik Dairesini bu konuda çalışmaya itmiş ve çeşitli projeler arasından Bed by Night seçilmiştir. Rengarenk boyanmış konteynerlerde kurulmuş proje merkezine çocuklar, kulaktan kulağa duyarak  geliyorlar. Merkez iki katlı ve oldukça ferah, bol günışıklı bir yer. Üst katta odalar var. Mümkün mertebe tek kişi kalıyorlar. Belli bir kalma süresi yok. Ama amaç mümkün olduğunca kısa süreli tutmaktır. Bu süre içinde sosyal inceleme yapılıyor. Aileye haber veriliyor. Çocuğun acil ihtiyaçları karşılanıyor: Beslenme, yıkanma, giyinme vb. Aile ile görüşme yapılıyor. Gerekirse aile ile çalışan kurumlara yönlendiriliyor. Sosyal incelemeye göre çocuk ya ailesine teslim ediliyor, ya koruyucu aileye veriliyor ya da kuruma yerleştiriliyor. Proje, resmi bir kurum aracılığıyla gerçekleştiği için çocuk ya da aile mahkemeleri ile yakın ilişki içerisinde bulunuyor. Bütün bu işlemlerin yapılacağı, çocukla ilk görüşmede ona bildiriliyor. Çocuk, bunlara karşı çıkarsa nedeni araştırılıp çocuk ikna ediliyor. Çocuğun buradaki kalış süresinde ona herhangi bir kısıtlama getirilmiyor. Evin elbette ki kuralları var: Uyuşturucu, şiddet, fuhuş  ve hırsızlık yasak. Ancak özgür ortam sağlandığından bu tür davranışlar sergileyenler az, olduğunda ise merkeze giriş yasaklanıyor. Bazı çocuklar, bu çevrede kalmayı ve yaşamayı tercih edebiliyor. O zaman projeden sadece acil ihtiyaçları açısından yaralanabiliyor.

 

 

Berlin SJ (Berlin Sporve Gençlik Birliği) ve KİCK Projesi

Berlin SJ’nin merkezinde hem bütün gençlerle spor çalışmaları hem de risk altındaki gençlerle birlikte KİCK projesi yürütülüyor. Projenin yürütücüsü VSJ (Gençlik Spor Derneği) KİCK’e gelen çocuklar, polisle ilişkiye girmiş olanlar. Fikir bir polisten çıkmış. Suç üstü olmayan, risk altında olan çocuklar polisle karşılaştıklarında polis, sosyal hizmet ile ilişki kuruluyor ve KİCK’e yönlendiriyor. Proje özellikle Berlin duvarının yıkılmasından sonra artan suç oranları nedeniyle tasarlanış, bugün eyalette toplam 8 KİCK noktası var. Projede, toplumsal bütünleşme amacıyla gençler etkinliklere katılıyorlar. Bu etkinliklere katılmak zorunda değiller, ama polis tarafından onlara “bu son şansın” uyarısı yapılıyor.

KİCK’ projesinin amacı, genci olumsuz çevreden uzaklaştırmak, spor ağırlıklı boş zaman değerlendirmesi sağlamak ve okul, iş, meslek eğitimi vb. yaşam odaklı destek vermek. Bu amaçla, refakat, danışma, yerleştirme (okul, işe), ağ oluşturma, bisiklet tamiri atölyesi, tırmanma duvarı, grup oyunları (örümcek ağı gibi, spor takım oyunları…) yapılmaktadır. Sosyal pedagojik danışma ve destek hizmetleri, sosyal pedagog ve spor pedagogu tarafından veriliyor. Sonuç olarak gençler, “polis, kötü adam değildir”i anlıyor. Proje kapsamında bir haftalık suç önleme programı polisler tarafından yapılıyor. Haftada ortalama toplam 10.000 gence hizmet veriliyor. Çalışmalar her gün öğleden sonra veya akşamları yapılıyor.

 

Kosmos Projesi

Kosmos projesi Frankfurt’un yabancı oranı yüksek sosyal patlama bölgesinde yer alan bir proje. Okullarda yabancı oranı %70’leri bulmakta ve bu yabancılar Fas, Tunus, Rus Almanlar, Cezayir, Türk’lerden oluşuyor. Kosmosun yürütüldüğü bina iki katlı. Alt katta spor yapılabilecek ve genellikle ayni katkılarla donatılmış iki mekan var. Biri dövüş sanatları diğeri fitness odası olarak kullanılıyor. Duş, tuvalet ve soyunma odası ile depo da bu katta. İkinci kat büyük bir salon, bir teras, bir bilgisayar odası, bir dinlenme odası ve mutfaktan oluşuyor. Bir de yönetim odası var. Sadece çalışanlar girebiliyor. Burada çıkan sorunlar çözülüyor, değerlendirmeler yapılıyor. Suç, uyuşturucu ve şiddet gibi tehlikeler altında olan gençler ara sokakta bulunan bu kuruma istedikleri zaman gelebiliyorlar.

Kosmos Projesi, eyalet bütçesinde destek almıştır. Personel ücretleri ve mekan giderleri bu sayede karşılanabiliyor. Alman STK sistemine göre gönüllüler de çok ufak bir saat ücreti alıyorlar. Proje sahibi, Hüseyin Ayvaz yıllarını bu işe vermiş bir sosyal hizmet uzmanı. Almanya’da bu tür projeler, eyalet hükümetlerince destek alıyor. Bunun için tescilli bir STK olmak gerekiyor. Bir anlamda kamuya yararlı vakıf-dernek statüsü almış olmak gerekiyor. Bu formalite için faaliyet raporu ya da proje hazırlamak yeterlidir.

Özellikle çokuluslu gençler (yoğun olarak Almanya’da yaşayan Türk gençleri, fakat başka ülkeler de mevcut) buraya geldiklerinde (yaşlar 14-18 olarak düşünülmüş ama uygulamada 25’li yaşlara kadar ulaşmışlar) dans, tiyatro, spor gibi faaliyetlerin yanı sıra boş zaman değerlendirme olanakları bulabiliyor. İstediklerini yapabiliyorlar. Hatta kendi bildikleri bir etkinliği düzenleyebiliyorlar. Kosmos’un en önemli özelliği gençlerin “olumlu“ yönlerine odaklanmak. Olumsuz yönleri kimseyi ilgilendirmiyor. “yemek yapabilmek“, “şarkı söyleyebilmek“, "spor yapmak" ya da "dans edebilmek“ gibi bir özellikten hareket ederek gencin özgüven kazanması sağlanıyor ve bundan sonra ihtiyaçları, istekleri, bekledikleri doğrultusunda neler yapabileceği konusunda yönlendirme, destekleme vb. sosyal hizmet uygulamaları veriliyor. Kosmos’un kuralları da var tabii, Kosmos’ta uyuşturucu kullanmak, şiddet uygulamak, hırsızlık yapmak yasak. Çok istiyorlarsa dışarıda yapabilirler. Bunları ihlal edenlere Kosmos’a giriş yasağı konuyor. Ancak tanınan özgürlük nedeniyle karşılıklı saygı ve güven ortamı yakalanmıştır bu nedenle bu tür olaylar çok az oluyormuş.

Kosmos’ta çalışanlar, yarı zamanlı uzmanlar. Ayrıca onlar da çok uluslu. Bunun dışında mekana gelen ve daha sonra ayrılamayan, önceleri risk altında olup kendi yolunu çizmeyi başarmış olan gençler de bütün vakitlerini burada çalışmaya ayırabiliyorlar. Bunlardan bir olan Mike (Alman-Amerikan), kabarık bir suç dosyasına sahipken Kosmos’la tanışmış. Gözetim süreci altındaymış. Şimdi gençlere rehberlik yapıyor. Bir de okul ve Gençlik Dairesi işbirliğinde şiddete karşı bir sosyal reklam filmi çevirmiştir. Filmde Kosmos’taki gençler de oynuyor. Kosmos’un ayrıca görünmeyen pek çok personeli daha var. Suça karışan ve haklarında gözetim ya da toplum hizmetlerinde çalışma cezası verilmiş olan gençleri gözeten Gençlik Dairesi uzmanları, bölgedeki okullarda çalışan ve bu toplumsal sorunu aşmaya çalışan öğretmenler ve hatta okul sözcüleri de kendi görevlerinin dışında Kosmos’a çok büyük katkı veriyorlar.

Spor ile ilgili ülkemizde son yıllarda projeler yapılmakta ancak yapılan projelerin, kısa bir zaman dilimini kapsaması ve "yaptım oldu mantığı" ile gerçekleştirilmesi gibi sorunları bulunmaktadır. Yukarıdaki projeleri örneklendirmemdeki amacım ve umudum bu tür organizasyon ve projelerin ülkemizde de sürdürülebilirliğinin sağlanarak yapılmasına dikkat çekmektir. Özellikle yerel yönetimlerin bu konuda oldukça önemli rolleri olacağına da inanıyorum. Sevgiyle Kalın…

Bu köşe yazısı toplam 266 defa okunmuştur
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarlar
Misafir Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Videogaleri
Anket
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SİZCE KİM OLUR?
HÜSEYİN SÖZLÜ
ZEYDAN KARALAR
FİKRİM YOK
Finans
İMKB 100
70.792
USD ALIŞ
2.9500
USD SATIŞ
2.9700
EURO ALIŞ
3.2330
EURO SATIŞ
3.2580
POUND ALIŞ
4.4460
POUND SATIŞ
4.5230
ALTIN ALIŞ
101.1000
ALTIN SATIŞ
102.1900
Hava Durumu
Havadurumu
Tarihte Bugün
1992 Van, Şırnak, Cizre ve Adana'da Nevruz kutlamaları sırasında çıkan olaylarda 38 kişi öldü.
Sayısal Loto
14.11.2015
Tarihli Çekiliş Sonucu
05 - 09 - 13 - 25 - 30 - 40
Şans Topu
11.11.2015
Tarihli Çekiliş Sonucu
07 - 20 - 21 - 23 - 29 - 09
On Numara
09.11.2015
Tarihli Çekiliş Sonucu
01 - 04 - 06 - 07 - 10 - 12 - 13 - 16 - 17 - 23 - 24 - 27 - 31 - 38 - 40 - 46 - 55 - 67 - 68 - 71 - 74 - 77
Süper Loto
12.11.2015
Tarihli Çekiliş Sonucu
02 - 13 - 19 - 26 - 44 - 54
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır.Kaynak gösterilmeden kullanılamaz..
Yazılım: Haber Sitesi Kur